Nis 19, 2012 - Genel    2 Comments

ARTIK……………………..

Bir çocuğum olsun..   Parfüm niyetine süt kokusu sinsin üzerime..   Uykusuz kalmaktan göz altlarım çöksede   gaz sancıLarını gördükçe içim acısada   kusmuğunu temizlemekten hep gurur duyayım. …  Tırnağını keserken ‘aman etini kesmiyim’   diye içim sızlasın .. İğne zamanlarında elinden tutup güç vereyim ona..   Altını aldığımda poposu pişmesin diye kremler süreyim..   Yeni yeni dişleri çıktığında mutluluktan havalara uçayım..   Herkes göz kısmı O’na benziyo desin Sevdiğime bakıp..   Dudakları bal gibi aynı sen..   Bu tıpkı ikinizin karışımı olmuş desinler ..   Sevdiğimin gözlerine bakıp gurur duyayım..   Gözlerim dolsun ..Mutlu olayım ..   Yavrumun saçları çıkmaya başladığında şelaleler yapayım saçlarından ..   Yürümeye başladığında göreyim onu ..   Gurur duyayım bu benim Evladım diye ..   tıpış tıpış yürürken yüzünden tebessümümle   Allahıma hep şükredeyim..   O büyüdükçe bende büyüyeyim onunla..
Nis 17, 2012 - Genel    No Comments

HAYATA DAİR

EVLİ OLMASANIZDA BU YAZIYI MUTLAKA OKUMALISINIZ…….
 Bu akşam eve geldiğimde Eşim Akşam yemeğini servis ediyordu. Elini tuttum ve ona söyliyeceğim şeyler olduğunu söyledim. Masaya oturdu ve sessizce yemeği yemeye başladı. Ve yine Gözlerinde o korkuyu gördüm. Bir an da kasıldım ağzımı acamıyordum ama düşüncelerimi söylemem lazımdı. Ben boşanmak istiyorum. Sinirlenmedi Sözlerime karşılık vermedi,… sadece sebebini sordu. Bir cevap veremedim ve buna çok sinirlendi elinde ki Çatal Bıcakları fırlattı. Bana bağırdı ve Adam olmadığımı söyledi. Bu akşam tek kelime konuşmadık. Eşim bütün Gece ağladı. Farkındaydım Evliliğimiz ne olacağını merak ediyordu, ama onu tatmin edecek birşey söyliyemiyecektim. Ben Jane’e aşık oldum, eşimi sevmiyorum artık. Bu vicdan azabıyla bir Evlilik sözleşmesi hazırladım, Evi, Arabayı ve Şirkettin 30% ona vercektim. Sözleşmeye kısa bir süre baktı ve yırttı. 10 yıl hayatımı paylaştığım bu Kadın bana yabancı olmuştu. Onun harcadığı zamana ve enerjiye üzülüyordum, ama geri dönemezdim, Jane’e çok aşık olmuştum. Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bu benim beklediğim bir tepkiydi. onun ağlaması benim hafiflememe sebep olmuştu. Bir süredir aklımdan geçiriyordum boşanmayı, bu fikir bende saplantı haline gelmişti ve şimdi bu duyguyu daha da güclü hissediyordum ve doğru karardı. Bir sonra ki akşam eve geç gelmiştim ve Eşimi Masada yazı yazarken gördüm. Çok uykum vardı ve Akşam yemeğini yemeden uyumaya gittim. Jane ile geçirdiğim o kadar saat beni yormuştu. Bir ara uyandım ve onu hala yazı yazarken gördüm Masa da. Ama bu benim Umrumda değildi ve başımı cevirip uyumaya devam ettim. . Ertesi sabah bana Şartlarını yazı halinde sundu. Benden hiç birşey istemiyordu, sadece boşanmamızı ilan etmek için 1 ay müsade istedi ve bu zamanda normal bir Aile gibi davranmamızı istedi. Bunun sebebi Oğlumuzun 1 ay sonra Sınavların olması ve bu dönemde ona bu yükü bindirmemekti. Bu kabul edilebilinir. Birşey daha vardı, benden onu Evlilik Gecesinde onu kapıdan içeriye nasıl taşıdığımı hatırlamaktı, ve 1 ay boyunca her sabah onu Yatak odasında Kapıya kadar taşımamı istedi. Kafayı yediğini düşündüm, ama son günlerimizin iyi gecmesi acısından, kabul ettim. Sonra bu şartlardan Jane bahsettim, yüksek ses ile gülüp bunun çok sacma olduğunu ve eninde sonunda Boşanmayı kabul etmek zorunda kalacağını söyledi. Eşimle boşanma konusunu açtığımdan beri Fiziksel temasda bulunmadık. Bu sebepten ilk gün onu kucağıma alıp kapıya götürdüğümde tuaf bir duygu yaşadım. Oğlumuz arkamızda duruyordu ve alkış yapmaya başladı… ‘Babam Annemi kucağında taşıyor…’ bu onu çok sevindirmişti, Sözleri canımı acıtmıştı… Yatak odasından Evin Kapısına kadar 10 metre taşıdım. Eşim gözlerini kapatı ve kulağıma’Oğlumuza boşanmamızdan bahsettme’ diye fisildadı. Bende başımı öne eğerek tamam dedim, ve içime bir üzüntü çöktü. kapı önünde onu bıraktım Eşim Otobüs durağına gitti ve onu İşe götürecek olan Otobüsü bekledi. Bende arabayla Ofise gittim. 2. gün bu oyunu oynamak bize daha kolay gelmişti. Eşim başını Göğüsüme yasladı, ve onun kokusunu duydum. Birden Eşime uzun süredir bakmadığımı anladım. Ve onun Evlendiğim zama ki kadar Genc olmadığını farkettim. Yüzünde hafif cizgiler oluşmuş saclarına ak düşmüştü. Gecen yıllar öylesine yanından geçmemişt, O an kendime ona bununla neler yaptığımı sordum. 4. Gün onu kucağıma aldığımda bir güven duygusu yaşadım. Bu bana Hayatının 10 yılını Hediye eden Kadın. 5. gün bu güven duygusu daha da büyümüştü. bundan Jane bahsettmedim. Günler geçtikce onu taşımak daha da kolaylaşmıştı, belki de bu sayede yaptığım antreman dan dolayı dı bu. Bir Sabah onu ne giyeceğini düşünürken izledim. İsyan ederek her gün kıyafetlerin biraz daha bol geliğini söyledi. Birden onun ne kadar süzüldüğünü ve kilo verdiğini farkettim. Demek ki onu her sabah daha kolay taşıyabilmemin sebebi buydu. Birden yüzüme yumruk gibi vurdu. Bu kadar Acıyı ve Üzüntüyü Kalbinde taşıyordu. Farkında olmadan başını okşadım. O an Oğlumuz da geldi ve… ‘ Baba Annemi taşıman lazım ‘… dedi. Bu hayatımzın bir parcası olmuştu, Babasının Annesini odadan Kapıya taşıması. Eşim Oğlumuzu yanına çağırdı ve ona sıkı sıkı sarıldı. Ben başımı cevirdim, son anda kararımdan vazgecmek istemiyordum. Onu kucağıma aldım ve Yatak odasından Kapıya kadar taşıdım. Elini enseme koymuştu ve ben onu sıkı sıkı tutmuştum. Tıpkı Evlendiğimiz gün gibi. Artık Huzursuzlanmıştım bu kadar kilo vermesinden. Son Gün onu kuçağım da taşıdığımda hareket etmedim. Oğlumuz okuldaydı ve Eşime Hayatımızda ki yakınlığın ne kadar eksildiğini söyledim. Ofise gittim arabadan fırladım kapıyı kilitlemeden bunun için zaman yoktu. Her anın kararımı değiştirmesinden korkuyordum ve Merdiven den yukarı koştum, yukarı varınca Jane kapıyı actı. Ona Karımdan boşanmayacağimi söyledim. Şaşkın bir ifadeyle elini anlıma koydu ve ‘ Senin ateşin mi var’ diye sordu. Üzgünüm Jane ama ben artık boşanmak istemiyorum dedim. Evliliğimizin renksiz kalması sevgi eksikliğinden değil, birbirimizin değerini unuttuğumuzdan dı. Şimdi aklıma geldi , ona Evlendiğimiz Gün kapıdan içeri taşıyınca ömrümün sonuna kadar Sadakat yemini verdim…….. Jane olayı anlayınca yüzüme bir tokat attı ve kapıyı kapatarak ağlamaya başladı. Hemen aşağa koşup ilk Çicekciye gidip Eşime bir Buket çicek aldım, üzerinde ki Karta da..”’Seni her Sabah hayatımın sonuna kadar taşıyacağim”” … Eve vardığımda yüzümü bir gülümseme kapladı, elimde Çiceklerle yatak odasına gittim ve Eşimi yatağın üstünde Ölü buldum. Eşim aylardır Kanser ile savaşıyordu ve ben Jane ile ilgilenmekten bunu farketmemiştim. Fazla yaşamayacağını bildiği için, beni Oğlumun bana negativ tutumundan korumaya çalışmıştı . En azından Oğlumun gözünde iyi bir Eş olarak kalmamı istemişti. İlişkide ki küçük şeylerdir önemli olan. Villalar, arabalar çok paralar değil . Bunlar hayatı kolaylaştırır ama asla Mutluluğun temeli olamazlar. İlişkine zaman ayır ve ilişkinin güven ve huzur anlamına gelecek şeylere meşgul ol. Mutlu bir beraberlik yaşa. Bunu Paylaşmazsan sana birşey olmaz…… Ama paylaırsan belki bir Evlilk kurtarırsın. Çoğu Hayatların yıkılmasının sebebi, İnsanların Hedefe ulaşmaya az kala Pes etmesindendir
Nis 16, 2012 - Genel    2 Comments

Mimmm

1-Bloğunda ödül aldığın kişiye teşekkür et onu link ile göster..

Canım Sedacım beni mimlemiş hımm o link yazılı olanı ben nasıl yapılaçağını bulamadım yapamadımda neysem artıkyapaçak birşey yok en kısa zamanda öğrenmem lazım.

2-Burçlara inanıyor musunuz ?Burcunuz nedir?

Burçlara bazı bazı inanırım İKİZLER burcuyum yükselenim tam belli değil ama yay olasılığı var özelliklerini taşırım bir çoğunu önderlik ruhum vardır el beçerisi ve pratik zekalıdır bende ayy bu yazı kendimi övmeye gidiyor gibim oldu günlük falımı vs okumam ança denk gelirse sadece:)

3-Hayattaki idealiniz,ulaşmak istediğiniz son nokta nedir?

10 sene önce olsaydı çok daha farklı cevap verirdim evlenmeden öncede farklıydı ama 1 senedir değişti kötüümü yoo alakası yok sadece değişiyor .Sedacım zayıflamak yawrucum benim sen çözeceksin bu işi bu ç.teside ben başlayaçağım ve hayatıma yerleştireçeğim artık ilerini düşünerek hep zarif ve güzel kadın olmak için.Ama ben bir idailimde cafe açmak ilerleyen senelerde emeklilik durumunda artık nasip ama en çok istediğim konuların başında giriyor.

4-Aşka inanır mısınız? Sizce aşk nedir?

Aşk aşk herşeye olabilir bu aşk bence ama geçiçi olduğunu düşünüyorum .Sevginin daha değerli v e uzun ömürlü kalıcı olduğunu sanıyorum.Aşk saman alevi gibi sanırım .Ben Günayıma vuruldum (gözleri mavi ama rengine değil bakışına)derinliğine yumuşaklığına sahiplenişine.Ben neler sundum dünyayaki canım eşimi bana hediye olarak karşıma çıkardı onsuz nefes dai alamıyorum sanki ve tanışalı 2 sene evleneli 1 sene olaçak bana 10 yıl gibi geliyor ve sevgimiz hergecen gün artıyor Rabbim nazarlardan korusun bizi:)

5-Hayalleriniz nelerdir? Hayal kurmak nasıl bir duygudur?

Çok küçükken hayal kurardım yada nasıl birşey hayal kurmak imkansız şeyler konular kişiden kişiye değişsene normal olarak imkazsız olanlar bence hayal olamalı .Yapılabileçek olanaklı zaman içinde olaçak olanlar hayaller kurarım nadirde olsa .

6-Sizce gerçek arkadaşın özellikleri ne olmalı?

Arkadaş var arkadaş var  ama gercek arkadaş dost olma yolunda giden biridir demek benim için.samimiyet ararım güler yüz ararım kötü günde yanımda olsun isterim benim ona verdiğim saygıyı özeni önemi bana  göstermesini isterim özel hissettirim özel de hissetmek isterim .

7-Hobileriniz var mıdır?Varsa nelerdir?

Bu sıra hobi olarak mutfağı seçtim gittiğim yerlerde tediğim netten gördüğüm beğendiğin hoş mamalar yapmak ama geneli değişik olaşak pratik olaçak özel olaçak üşenmeden yapıyorum ve yayınlıyorumda zaten .

Sedacım sormuş benim hakkımda ne düşünüyor diye hımmm;O benim superim ben ona bayılıyorum muhteşem bir eş ve anne aynı zamanda iyi bir arkadaş (aramızda kalsın en çok dişlerini kıskanıyorumm hahahh)

Nis 15, 2012 - Genel    6 Comments

Canım Eşim:)İYİKİ DOĞDUN

Bin yıl ömrüm olsa bin yıl seni severdim,bin yıl seni sevseydim bin yıl daha isterdim sevgilim, ilk ve son aşkım iyi ki doğdun bitanem…
Seni tahmin edecegin kadar deyil,tahammul edemeyeceyin kadar cok…seviyorum.Sana ”Eşim” diye bildiğim i…cin çok şanslıyım.Iyi ki doğmuşsun ”Sevgilim”ve iki benimsin.
Hayatın bazen bzlere yaptıgı süprizlerin en güzelisin sen benım mucizemsin seninle var olan herseyi seviyorum belki dogdugun andan bu zamana kadar yanında degildim ama sana hersey üzerine söz veriyorum bundan sonra ölünceye kadar hersabah ilk ben sana ıyıkı dogdun diyecegim iyiki dogdun kocacıgım
Sen hayata ne verirsen hayat sana daha mükemmelini verirmiş ben hayata ne verdim bilmiyorum ama bana ummadığım kadar değerli olan seni verdi iyiki doğdun iyi benimlesin aşkım seni çok seviyorum ..
Nis 9, 2012 - Genel    2 Comments

KADIN OLMAK

Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı. Annem, ‘Geç oldu’, ‘zaten yorgun…um, ben yatıyorum.’ … dedi. Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı. Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu. Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu. Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı. Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu. Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu. Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu. Kek tarifleri defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu. Bakkaldan alınacakları not etti, notu da Çantasına koydu. Sonra gitti, 3’ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı. Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü. Tırnaklarına baktı, törpüledi. İçeriden ‘sen yatmaya gitmemiş miydin’ diye seslenen babama ‘şimdi gidiyorum’ deyip köpeğin su kabını doldurdu. Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı. Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı. Bana geldi, ‘haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,’ dedi. Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı. 6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi. Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi. İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir ‘ben yatıyorum’ dedi ve gitti yattı. Sizce bu işte bir gariplik yok mu? Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz? ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ (ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)! Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin. Emin olun, hepsi bayılacaktır. SONRA DA ARTIK YATIN!..