Eyl 26, 2012 - Genel    2 Comments

ÖZLEMİŞİM ..

Çok uzun zamandır yoktum yazım gayet güzel geçti özellille bayramı Geliboluda geçirmek bana çok iyi geldi ağustos ayı ailemiz için bazı sıkıntılarla geçti önceden yapılan planlarımız tutmadı ama demek hayırlısı buymuş ama Eylül gibi biraz daha iyi oldu bu hafta ise düzene girmeye başladı .

Çok heyecan içerisindeyim bir beklentim var ve ç.tesi günü belli olaçak sabırsızlıkla bekliyorum inş Rabbim dualarımı kabul eder .Çok özlemişim neler yazar güzel anların resimlerini paylaşırdım ama artık kışa doğru girerken ben başlarım yazılarıma bakalım önümüzdeki günlerde neler olaçk bende duruma göre paylaşaçam.

HOŞBULLDUM…

Tem 13, 2012 - Genel    2 Comments

Kuşadası

C.tesi sabah erkenden kalktık sevilay abla Dilara ben yollara düştük aşkım öğlen işten izin alıp çıktı yola. Biz 12 de Davutlardaydık Yüksel ablamlarda(Günayın dayı kızı)Huriyem bizi aldı sağolsun ç.tesi pazarmızı güzel geçirdik hele zeynebin Dilaraya arkidişim diyişine halen kahkaha atıyoruz.

 

 

 

 

Yüksel ablam dilara ve zeynebimiz çok tadlısınız…

 

 

 

 

 

 

 

Canım aşkım dart oynadı bana ayıçık kazandı ..

 

 

BU  buuuuuuuu  benim kuzummm yengemm benimm….

 

Denize doğru yoldayız su çok sıcaktı ama dalgalar ve sivrisinekler öldürdü beni.

Haz 9, 2012 - Genel    2 Comments

Edep ve İncelik

                  Beş yaşında idim.
Babaannem rahmetli,pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere
düştü.Babaannem eğildi,aramaya
başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya
çalışıyor. Çocukluk iste,’aman babaanne dedim. Bir
pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya,yorulmaya
değer mi?’ Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı,
öfkeyle doğruldu. ‘Sen oturduğun yerden ahkâm
… kesiyorsun, ‘ dedi. ‘Hiç pirinç üretilirken gördün
mü?
İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç
tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği,
çilesi var biliyor musun?’
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

*Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain’in proposlarini okuyorum. Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir
iğne görüp de eğilip almazsa,bütün uygarlığa karşı
ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir
iğnenin
üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el
emeği vardır diyordu.

*On dokuz yıl evveldi.**
Stockholm’e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi.
Sabahleyin, traş olmak için lavaboya
gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
Lütfen diyordu, traştan sonra jiletinizi çöpe
atmayın.
Yanda bir kutu var,oraya bırakın. Bir tek jiletle
dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı
olun.Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan
beri çelik eşya
denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya
üzerinde’
İsveç çeliğinden yapılmıştır’ diye yazardı. İste o
ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe
gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,gelen
turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. *

*İsviçre’de zaman zaman, belli periyotlarda,
radyolar,
televizyonlar, bir haberi duyurur.
Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz
lütfen
hazırlığınızı yapın.**
Okumadığınız,ilgilenmediğ iniz, kullanmadığınız ne
kadar kitap,dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj,kutu
varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
kapının önüne koyun.
İsviçre’nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç
ziyanına engel olun.
*Japonlar son derece sade, basit,yalın mütevazı
yasayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile
dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş ,
hayatın manasını anlayamamış , zavallı kimselerdir.
Böyleleri ile, zavallı, evini mezat salonuna
çevirmiş
diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne
kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi bir
darboğazdan geçiyor. İç borçlar,dış borçlar
gırtlağı
aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi
toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve
tehlikeleri ile anlatır ve su andan itibaren der,
Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış
borçları
son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir
şey
yemeyeceğim. Su üstümdeki elbiseden başka elbise
giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en üstten en alta
bir
israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün
borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün
kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını
söylemeye
gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını
gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı,
ne
kadar gösterişten uzak…

*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, Suyu
kapamadan bos yere akıtmakta, Gece çamurlu
ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, Yemek
yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de
zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle
örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı
bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu,
bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..

Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin
olalım,
ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak
zorundayız. Bunda parayı da, maddiyatı da aşan
büyük
bir edep ve incelik vardır.

 

Alıntıdır ve çok etkilendim paylaşmak istedim 🙂

 

 

 

 

May 22, 2012 - Genel    4 Comments

Erken kutlanan Doğum günü (Durucumla beraber kutlama)

 

 

 

 

 

Bu mamaları canım yaseminimle beraber hazırladık çocuk daha fazla diye renkli yapalım dedik ve gıda boyasıyla yaptık 2-3 çeşit olanı ilk kez denedik şükür becere bildik ama 2. denemelerimiz sanırım dahada güzel olaçak.

Benim canım poğaçam saçlarımı kuşyuvası gibi yaptı ve yoldu kuzum benim.

 

Bu üçlü güzeller soldan sağa 1. biblom benim 2. ortadaki çucukkrekerim benim 3. ise ilk göz zğrım meleğim….çok seviyorum sizleri Tuğba teyzeleri yesin bunları..

 

Birtanecik arkadaşlarım Yasemin,Candan,Ebru,Bade,Ben,Dilek,Duru,Hatiçem,Ceren iyiki geldiniz ayaklarınıza sağlık 🙂

 

 

Durucumla bereber kutlamak ayrı bir güzel oldu kuzucum benim ….

Yengen sana kurban olsun Dilaracım benim 🙂

 

 

Ogün okadar mutluydumki tüm sevdiklerim yanımdaydı daha ne isteyeyim ben iyiki varsınız ve arkadaşlarım canlarımsınız bana ve Duruyada harika hediyer geldi bu araada ayrı ayrı öpüyorum sizleri ben..

 

May 13, 2012 - Genel    2 Comments

Sedacım beni yine Mimlemiş

Bende yavaş yavaş alışmaya başladım tam olamasada Sedacım sayesinde Mimlenmelere  eee tabi blog da yeni olunça kişi sayısı belli çok yok :(:(

Sabırsız gibi görünürüm ama çok sabırlıyımdır

Çenem yorulana kadar hiç susmam

Açık sözlü

Eskiden bende herkesi dost sanırdım ama artık kanmıyom mesafeliyimdir.

Mutfak hariçi her işte bende çok üşengecimdir

Güler yüzlü

Arkadaş canlısı ve arkadaşlarım benim için çok değerlidir.

 

* SEDACIM beni ödüle layık görmüş ilk ödülüm ve çok sevindirik oldum ben

 

 

Bu ödülü 11 kişiye vermek gerekiyormuş ama malesef blogta okadar tanıdığım kişi yok :)Bende beni seven tüm arkadaşlarıma ve sevdiklerime armağan ediyorum…..